İlk muayenede ağız içi ve dişler değerlendirilir; mevcut şikayetiniz, sağlık geçmişiniz, kullandığınız ilaçlar ve beklentileriniz dinlenir. Gerekli görülürse röntgen ya da ağız içi görüntülerden yararlanılır. Bulgular birlikte değerlendirilerek öncelikler, seçenekler ve tahmini süreç konuşulur. Her hastanın ihtiyacı farklı olduğu için muayenenin kapsamı kişiye göre değişebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Muayeneden implanta, ortodontiden çocuk diş hekimliğine kadar hastalarımızın en çok merak ettiği soruları kategoriye göre filtreleyebilir veya arayabilirsiniz.
68 Soru
Kontrol aralığı herkes için aynı değildir. Çürük riski, diş eti sağlığı, yaş, kullanılan protezler, implantlar ve genel sağlık durumu dikkate alınır. Birçok kişi için altı aylık kontroller uygun olabilir; düşük riskli kişilerde daha uzun, aktif hastalığı olanlarda daha kısa aralıklar planlanabilir. En doğru süre muayene sonrası kişiye özel belirlenir.
Evet. Çürükler, diş eti hastalıkları ve bazı kök ucu sorunları erken dönemde belirti vermeyebilir. Düzenli kontrol; sorunların daha küçükken fark edilmesine, koruyucu uygulamaların planlanmasına ve tedavinin daha öngörülebilir olmasına yardımcı olur. Ağrı olmaması her zaman ağız ve dişlerin tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmez.
Hayır. Röntgen; muayene bulgusu, yaş, çürük riski, mevcut restorasyonlar ve önceki görüntülerin tarihi değerlendirilerek yalnızca gerekli olduğunda istenir. Amaç, gözle görülemeyen bölgeler hakkında tanısal bilgi edinmektir. Gebelik ihtimali veya özel bir sağlık durumunuz varsa çekim öncesinde ekibi bilgilendirmeniz önemlidir.
Tedavi planı; muayene, gerekli görüntüler, hastanın beklentileri ve tıbbi öyküsü birlikte değerlendirilerek hazırlanır. Acil sorunlar ve enfeksiyonlar genellikle önce ele alınır; ardından diş eti sağlığı, çürükler, eksik dişler ve estetik beklentiler sıralanır. Alternatifler, avantajlar, sınırlılıklar ve yaklaşık süre konuşularak ortak karar verilir.
Uygun olan bazı dolgu, temizlik veya acil rahatlatma işlemlerine muayene günü başlanabilir. Ancak röntgen, ayrıntılı planlama, laboratuvar hazırlığı, ek konsültasyon ya da mevcut enfeksiyonun kontrolü gereken durumlarda ayrı bir randevu planlanır. Aynı gün işlem yapılıp yapılamayacağı klinik bulgulara ve ayrılan süreye bağlıdır.
Dental implant, eksik dişin kökünü taklit etmek amacıyla çene kemiğine yerleştirilen biyouyumlu bir yapıdır. İyileşme sonrasında üzerine tek kron, köprü veya hareketli protezi destekleyen bir üst yapı yapılabilir. İmplantın kendisi dişin görünen kısmı değildir; ağızda görünen bölüm, implantın üzerine hazırlanan protezdir.
Büyüme ve gelişimini tamamlamış, genel sağlık durumu cerrahi işleme uygun ve yeterli kemik-diş eti koşullarına sahip birçok kişiye implant uygulanabilir. Kontrolsüz sistemik hastalıklar, aktif enfeksiyonlar, yoğun sigara kullanımı veya bazı ilaçlar riski artırabilir. Uygunluk; klinik muayene, görüntüleme ve sağlık öyküsüyle kişiye özel değerlendirilir.
İmplant cerrahisi çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır; işlem sırasında ağrı hissedilmemesi hedeflenir. Sonrasında birkaç gün hassasiyet, şişlik veya morarma görülebilir. Bunların düzeyi işlemin kapsamına ve kişisel iyileşmeye bağlıdır. Önerilen ilaç ve bakım talimatlarına uyulması iyileşme sürecini daha konforlu hale getirir.
Tek bir implantın cerrahi yerleştirilmesi uygun koşullarda genellikle kısa sürebilir; ancak muayene, anestezi, hazırlık ve kontrol zamanı toplam randevuyu uzatır. Aynı seansta kemik artırımı, birden fazla implant veya başka cerrahi işlemler yapılacaksa süre artar. Kesin süre, planlanan işlemin kapsamına göre önceden açıklanır.
Bazı uygun vakalarda geçici diş aynı gün veya kısa sürede hazırlanabilir. Kalıcı protez içinse implantın kemikle biyolojik olarak bütünleşmesi beklenir; bu dönem bölgeye, kemik kalitesine ve ek cerrahi işlemlere göre değişebilir. Hemen yükleme her hasta için uygun değildir ve karar stabilite ile risk değerlendirmesine göre verilir.
İmplantlar için herkeste geçerli sabit bir kullanım süresi yoktur. İyi planlama, doğru bakım, düzenli kontroller, diş eti sağlığı, sigara kullanımı ve genel sağlık uzun dönem başarısını etkiler. İmplant çürümez; ancak çevresindeki dokularda iltihap ve kemik kaybı gelişebilir. Bu nedenle implantlar da doğal dişler gibi düzenli bakım gerektirir.
İlk günlerde cerrahi bölgeyi zorlamamak, verilen ilaçları tarif edildiği şekilde kullanmak, ağız bakım talimatlarına uymak ve sigaradan kaçınmak önemlidir. Çok sıcak yiyecek-içecekler, sert gıdalar ve bölgeyi kurcalamak iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir. Artan şişlik, durmayan kanama, ateş veya şiddetli ağrı olursa kliniğe başvurulmalıdır.
Kemik yüksekliği veya genişliği yetersiz olduğunda kemik artırımı, greftleme ya da sinüs tabanı işlemleri değerlendirilebilir. Her kemik eksikliği aynı değildir; bazen kısa veya farklı konumlandırılan implantlar gibi alternatifler de düşünülebilir. Uygun yöntem, üç boyutlu görüntüleme ve ayrıntılı risk değerlendirmesiyle belirlenir.
Evet. Komşu dişler ve kemik koşulları uygunsa tek diş eksikliği bir implant ve üzerine yapılan kronla tamamlanabilir. Bu yaklaşım komşu dişlerin kesilmesini gerektirmeyebilir. Bununla birlikte boşluğun genişliği, kapanış ilişkisi, estetik bölge ve kemik hacmi incelenmeden kesin karar verilemez.
Her eksik diş için mutlaka bir implant gerekmez. İmplant sayısı; eksikliğin yeri, çene kemiği, karşıt dişler, kapanış kuvvetleri ve planlanan protez türüne göre belirlenir. Birden fazla diş, uygun yerleştirilen implantların taşıdığı bir köprüyle tamamlanabilir. Sayı yalnızca görüntüleme ve protez planlaması sonrası netleşir.
İmplant üstü sabit protez, implantlara vida veya özel bir bağlantı aracılığıyla sabitlenen; hasta tarafından çıkarılmayan kron ya da köprü türüdür. Tek dişten tam çeneye kadar farklı tasarımlar mümkündür. Temizlenebilirlik, estetik alan, implantların dağılımı ve kapanış ilişkisi tasarımın temel belirleyicileridir.
All-on-4, tamamen dişsiz veya çekim planlanan bir çenede sabit bir protezi genellikle dört implantla desteklemeyi amaçlayan tedavi yaklaşımıdır. Her hasta için uygun değildir; kemik anatomisi, kapanış, estetik beklenti ve temizlik becerisi değerlendirilir. Geçici sabit protez bazı vakalarda erken dönemde uygulanabilse de kalıcı protezin zamanı kişiye göre değişir.
İlk dişin sürmesiyle birlikte ve en geç bir yaş civarında ilk diş hekimi ziyareti önerilir. Bu erken randevu çoğunlukla tedaviden çok beslenme, fırçalama, flor kullanımı ve çürük riskinin değerlendirilmesine yöneliktir. Çocuğun ağrı yaşamadan kliniği tanıması, sonraki ziyaretlere uyum açısından da değerlidir.
Süt dişleri çiğneme, konuşma, görünüm ve daimi dişlere yer rehberliği açısından önemlidir. Erken kaybedilmeleri beslenmeyi etkileyebilir, enfeksiyona yol açabilir veya komşu dişlerin boşluğa hareket etmesine neden olabilir. Geçici olmaları, tedavi ve bakım gerektirmedikleri anlamına gelmez.
Çürüğün derinliği, dişin ağızda kalacağı süre, çocuğun yaşı ve belirtiler değerlendirilir. Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri ağrı, enfeksiyon, beslenme güçlüğü ve daimi diş gelişimiyle ilgili sorunlara yol açabilir. Dolgu, pulpa tedavisi veya gerektiğinde çekim gibi seçenekler muayene sonrası belirlenir.
Yaşa uygun florlu diş macunuyla düzenli fırçalama, sık şeker tüketiminin azaltılması, özellikle gece şekerli içeceklerden kaçınılması ve düzenli kontroller temel koruyucu adımlardır. Çocuğun çürük riskine göre profesyonel flor uygulaması ve fissür örtücü önerilebilir. Küçük çocukların fırçalamasına bir yetişkinin yardımcı olması önemlidir.
Fissür örtücü, özellikle azı dişlerinin çiğneme yüzeylerindeki derin olukları kapatarak yiyecek ve bakterilerin bu alanlarda birikmesini azaltmayı amaçlayan koruyucu bir materyaldir. Diş dokusu kaldırılmadan veya çok az işlemle uygulanabilir. Her dişe gerekmez; dişin yapısı ve çürük riski değerlendirilir.
Profesyonel flor uygulaması, diş yüzeyini çürüğe karşı daha dirençli hale getirmeye ve erken mineral kaybını durdurmaya yardımcı olan koruyucu bir işlemdir. Uygulama sıklığı çocuğun yaşına ve çürük riskine göre belirlenir. Evde kullanılan diş macununun miktarı da yaşa uygun olmalı ve küçük çocuklarda ebeveyn gözetimi sağlanmalıdır.
İlk diş ağızda görünür görünmez fırçalamaya başlanmalıdır. Yaşa uygun, küçük başlı yumuşak bir fırça ve önerilen miktarda florlu diş macunu kullanılır. Çocuklar uzun süre yeterli el becerisine sahip olmayabileceği için fırçalamayı bir yetişkinin yapması veya kontrol etmesi gerekir.
Erken çekim sonrası komşu dişler boşluğa kayabilir ve daimi diş için gereken yer azalabilir. Ancak her erken çekim mutlaka sorun oluşturmaz; çekilen dişin yeri, çocuğun yaşı ve daimi dişin gelişim aşaması önemlidir. Gerekli görülürse boşluğu korumak için yer tutucu planlanabilir.
Yer tutucu, erken kaybedilen süt dişinin boşluğunu daimi diş sürünceye kadar korumayı amaçlayan sabit veya hareketli bir apareydir. Her çekimden sonra gerekli değildir. Tasarım; eksik dişin yeri, kalan dişler ve çocuğun gelişimine göre seçilir. Düzenli kontrol ve temizlik, apareyin başarısı için önemlidir.
Randevu öncesinde sakin ve kısa bir dille diş hekiminin dişleri sağlıklı tutmaya yardımcı olacağını anlatın. İğne, acı veya korkutucu geçmiş deneyimlerden söz etmeyin; ödül ya da tehdit dilinden kaçının. İlk ziyaretin tanışma ve muayene amaçlı olması ve ebeveyn-diş hekimi iş birliği uyumu destekler.
Kanal tedavisi, dişin içindeki iltihaplı veya enfekte pulpa dokusunun çıkarılması; kök kanallarının temizlenip şekillendirilmesi ve uygun bir materyalle doldurulması işlemidir. Amaç enfeksiyonu kontrol etmek ve mümkünse doğal dişi ağızda tutmaktır. İşlem sonrasında dişin üst kısmı dolgu ya da kaplamayla restore edilir.
Derin çürük, çatlak, travma veya önceki büyük restorasyonlar pulpanın geri dönüşsüz iltihabına ya da enfeksiyonuna yol açabilir. Kendiliğinden ağrı, gece ağrısı, sıcak-soğuk hassasiyetinin uzun sürmesi, çiğneme ağrısı veya kök ucunda lezyon görülebilir. Bazen hiç belirti olmadan röntgende fark edilebilir.
İşlem lokal anestezi altında yapılır ve tedavi sırasında ağrının kontrol edilmesi hedeflenir. Enfeksiyonun şiddetine bağlı olarak anestezi ve seans planı değişebilir. Tedaviden sonra birkaç gün çiğneme hassasiyeti görülebilir. Şiddetlenen ağrı, belirgin şişlik veya ateş durumunda yeniden değerlendirme gerekir.
Evet. Tedavi sonrası kısa süreli hassasiyet normal olabilir; ancak aylar veya yıllar sonra yeni çürük, sızıntı, çatlak, gözden kaçan kanal ya da iyileşmeyen enfeksiyon nedeniyle şikayet gelişebilir. Böyle bir durumda diş yeniden değerlendirilir; kanal tedavisi yenileme, cerrahi veya çekim gibi seçenekler gündeme gelebilir.
Başarılı kanal tedavisi ve iyi bir üst restorasyonla diş uzun yıllar işlev görebilir. Süre; kalan diş dokusu, çatlak varlığı, kapanış kuvvetleri, hijyen ve düzenli kontrollerden etkilenir. Kanal tedavili dişler kırılmaya daha yatkın olabilir; bu nedenle uygun restorasyonun geciktirilmemesi önemlidir.
Çürük, kırık, aşınma veya eski restorasyonun bozulması nedeniyle kaybedilen diş dokusu dolgu ile onarılabilir. Her renk değişikliği dolgu gerektirmez; lezyonun aktifliği ve derinliği değerlendirilir. Erken mineral kayıplarında koruyucu yaklaşımlar yeterli olabilirken, kavite oluşmuşsa restorasyon gerekebilir.
Kompozit dolgu, diş rengine uyum sağlayabilen reçine esaslı bir restorasyon materyalidir. Ön ve arka dişlerde uygun vakalarda kullanılabilir. Başarısı; nem kontrolü, kavitenin büyüklüğü, kapanış kuvvetleri ve ağız bakımına bağlıdır. Çok geniş madde kaybında farklı restorasyon seçenekleri daha uygun olabilir.
Bir dolgunun yalnızca eski olduğu için değiştirilmesi gerekmez. Kenar uyumsuzluğu, ikincil çürük, çatlak, kırık, temas veya kapanış problemi varsa yenileme düşünülebilir. Klinik muayene ve gerektiğinde röntgenle dolgunun durumu değerlendirilir. Gereksiz değişim, sağlam diş dokusunun kaybına yol açabileceğinden karar kişiye özel verilmelidir.
En sık neden, dişlerin çevresinde biriken mikrobiyal plak nedeniyle gelişen diş eti iltihabıdır. Yanlış veya sert fırçalama, bazı ilaçlar, hormonal değişiklikler ve sistemik hastalıklar da etkili olabilir. Tekrarlayan kanama normal kabul edilmemeli; diş taşı, cep derinliği ve genel sağlık açısından değerlendirilmelidir.
Sağlıklı diş eti rutin fırçalama ve diş arası temizliği sırasında düzenli olarak kanamaz. Yeni diş ipi kullanımında kısa süreli hafif kanama görülebilse de devam eden veya kendiliğinden olan kanama araştırılmalıdır. Kanama nedeniyle temizliği bırakmak, plak birikimini artırıp sorunu ağırlaştırabilir.
Diş taşı, diş yüzeyinde kalan plağın tükürük mineralleriyle sertleşmiş halidir. Fırçayla uzaklaştırılamaz ve yüzeyi yeni plak birikimine elverişlidir. Diş eti seviyesinin üzerinde veya altında oluşabilir. Profesyonel temizlik, diş taşını ve tutunan birikimleri kontrollü biçimde uzaklaştırmayı amaçlar.
Doğru teknik ve uygun cihazlarla yapılan profesyonel diş taşı temizliği mineyi aşındırmaz. Temizlik sonrası, daha önce diş taşının kapladığı bölgelerde geçici hassasiyet veya dişler arasında boşluk hissi olabilir. Bu durum da düzenli bakımla ideal haline gelir.
Sabit bir süre yoktur. Diş taşı oluşma hızı, diş eti hastalığı öyküsü, sigara kullanımı, ağız bakımı ve sistemik durum değerlendirilir. Bazı kişilerde yılda bir kontrol yeterliyken, periodontal hastalığı olanlarda daha sık bakım gerekebilir. Temizlik sıklığı muayene bulgularına göre belirlenmelidir.
Diş eti çekilmesi; periodontal hastalık, ince diş eti yapısı, travmatik fırçalama, dişlerin konumu, ortodontik hareketler veya yaşla ilişkili değişiklikler nedeniyle oluşabilir. Açığa çıkan kök yüzeyi hassasiyet ve çürük riskini artırabilir. Nedene göre takip, fırçalama eğitimi, hassasiyet tedavisi veya cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.
Evet. Diş eti cepleri, plak, diş taşı, dil üzerindeki birikimler, çürükler ve ağız kuruluğu ağız kokusuna katkıda bulunabilir. Ancak sinüzit, bademcik sorunları, reflü veya bazı sistemik durumlar da rol oynayabilir. Süreğen ağız kokusunda önce ağız ve diş kaynakları değerlendirilmelidir.
Porselen lamina, çoğunlukla ön dişlerin görünen yüzeyine bağlanan ince seramik restorasyondur. Renk, şekil, küçük aralıklar veya sınırlı konum bozukluklarında değerlendirilebilir. Her durumda en az aşındırmalı seçenek değildir; dişlerin kapanışı, mine miktarı ve beklentiler incelenerek kompozit, ortodonti veya kaplama alternatifleriyle karşılaştırılır.
Hayır. Yetersiz mine, aktif çürük veya diş eti hastalığı, ileri çapraşıklık, kontrolsüz diş sıkma veuygun olmayan kapanış lamina için risk oluşturabilir. Önce ağız sağlığı ve fonksiyon değerlendirilir. Uygun olmayan vakalarda ortodonti, kompozit restorasyon veya farklı protetik seçenekler daha öngörülebilir olabilir.
Zirkonyum esaslı kaplama, ciddi madde kaybı olan veya estetik-fonksiyonel olarak yeniden şekillendirilmesi gereken dişleri çevreleyen seramik restorasyon türüdür. Farklı zirkonyum çeşitleri dayanıklılık ve ışık geçirgenliği açısından değişir. Kaplama kararı yalnızca renk isteğine göre değil, kalan diş dokusu ve kapanışa göre verilmelidir.
Lamina genellikle dişin ön yüzünü ve sınırlı bölgelerini örten ince restorasyondur; kaplama ise dişi daha geniş çevreleyen bir tasarımdır. Hazırlık miktarı, dayanıklılık gereksinimi ve kullanım alanları farklıdır. Hangisinin uygun olduğu, dişteki madde kaybı, renk değişikliği, kapanış ve estetik hedeflere göre belirlenir.
Diş beyazlatma, uygun konsantrasyondaki beyazlatıcı ajanların klinikte veya kişiye özel plaklarla evde kontrollü biçimde uygulanmasıdır. Öncesinde çürük, çatlak, diş eti ve hassasiyet değerlendirilir. Dolgu, kaplama ve laminanın rengi beyazlatmayla değişmez; bu nedenle restorasyonların yenilenme ihtimali planlamada dikkate alınır.
Diş hekimi kontrolünde, uygun ürün ve protokolle yapılan beyazlatma genel olarak güvenli kabul edilir. En sık geçici yan etkiler diş hassasiyeti ve diş eti iritasyonudur. Kontrolsüz, içeriği belirsiz veya aşırı sık kullanılan ürünler risk yaratabilir. Uygunluk muayene sonrası belirlenmeli ve kullanım talimatlarına uyulmalıdır.
Dijital ölçü, ağız içi tarayıcıyla dişlerin ve çevre dokuların üç boyutlu görüntüsünün oluşturulmasıdır. Elde edilen dijital model; kron, köprü, implant üstü protez, plak veya ortodontik planlama gibi çeşitli işlemlerde kullanılabilir. Uygulanabilirlik, tedavinin türüne ve ağız içi koşullara bağlıdır.
Klasik ölçüde kaşık ve ölçü materyali kullanılır; dijital ölçüde kamera benzeri bir tarayıcıyla görüntüler kaydedilir. Dijital yöntem bazı hastalarda daha konforlu olabilir ve görüntünün anında kontrol edilmesine olanak tanır. Ancak her klinik durum için tek başına yeterli olmayabilir; hekim gerektiğinde klasik veya birleşik yöntem seçebilir.
Tarayıcının küçük başlığı dişlerin üzerinde kontrollü biçimde gezdirilir ve çok sayıda görüntü yazılım tarafından üç boyutlu modele dönüştürülür. İşlem radyasyon içermez. Eksik veya hatalı görülen alanlar aynı seansta yeniden taranabilir. Süre; taranan bölgenin genişliğine ve tedavinin hassasiyet gereksinimine göre değişir.
Dijital gülüş tasarımı; yüz, dudak, diş ve diş eti ilişkilerinin fotoğraf, video veya dijital modeller üzerinden analiz edilmesidir. Olası değişiklikleri tedavi öncesinde planlamaya ve hasta-hekim iletişimine yardımcı olur. Ekrandaki tasarım kesin sonuç garantisi değildir; biyolojik ve teknik sınırlar muayene ile belirlenir.
Yerleştirilen tamponu önerilen süre boyunca ısırın, ilk gün kuvvetli çalkalama ve tükürmeden kaçının, bölgeyi dil veya parmakla kurcalamayın. Sıcak yiyecek-içecek, ağır egzersiz, alkol ve sigara iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir.
Hayır. Sorun oluşturmayan, temizlenebilen ve çevre dokulara zarar vermeyen 20 yaş dişleri takip edilebilir. Tekrarlayan enfeksiyon, çürük, komşu dişe zarar, kist şüphesi veya tedavi planıyla ilişkili gerekçeler varsa çekim değerlendirilebilir. Karar muayene ve uygun görüntüleme sonucunda verilir.
Sürme yolu veya alan yetersizliği nedeniyle tamamen ya da kısmen kemik ve diş eti içinde kalan 20 yaş dişine gömülü diş denir. Her gömülü diş belirti vermez. Konumu, komşu dişle ilişkisi, enfeksiyon riski ve çevre anatomik yapılar görüntüleme ile değerlendirilir.
Cerrahi çekimlerden sonra ilk günlerde şişlik, ağrı ve ağız açmada kısıtlılık görülebilir. Şişliğin derecesi işlemin kapsamına göre değişir ve genellikle birkaç gün içinde azalmaya başlar. Üçüncü günden sonra artan şişlik, ateş, kötü tat-koku veya şiddetlenen ağrı varsa kontrol gerekir.
Hafif sızıntı ve tükürükte pembe renk ilk saatlerde görülebilir. Aktif kanama varsa temiz bir gazlı bezle önerilen şekilde basınç uygulanır. Kuvvetli çalkalama, sık tükürme ve pipet kullanımı pıhtıyı bozabilir. Basınca rağmen durmayan veya yoğun kanamada gecikmeden kliniğe başvurulmalıdır.
Uyuşukluk geçene kadar yanak, dudak veya dili ısırma ve sıcakla yanma riski nedeniyle yemek ertelenmelidir. Sonrasında yumuşak, ılık ve bölgeyi zorlamayan gıdalar tercih edilir; çekim tarafıyla çiğnemekten kaçınılır. Size özel cerrahi talimat verildiyse o öneri izlenmelidir.
Sigara dumanı ve nikotin, kanlanmayı ve yara iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. Emme hareketi pıhtının yerinden ayrılma riskini artırabilir; bu da kuru soket olarak bilinen ağrılı duruma katkıda bulunabilir.
Pıhtı, çekim boşluğunu örten doğal bir koruyucu tabaka ve iyileşmenin ilk basamağıdır. Pıhtının erken kaybı kemiğin açığa çıkmasına ve şiddetli ağrıya yol açabilir. Bu nedenle ilk günlerde kuvvetli çalkalama, tükürme, pipet kullanımı, sigara ve bölgeyi kurcalamaktan kaçınılmalıdır.
İlk ortodontik değerlendirme çocukluk döneminde yapılabilir; ancak her çocukta hemen tedavi başlanması gerekmez. Çene gelişimini etkileyen bazı sorunlarda erken müdahale yararlı olabilirken, birçok diş dizilimi tedavisi daimi dişler sürdükten sonra planlanır. Doğru zaman, büyüme-gelişim ve sorunun türüne göre belirlenir.
Evet. Diş ve diş eti dokuları sağlıklı olduğu sürece yetişkinlerde de sabit braketler veya uygun vakalarda şeffaf plaklarla tedavi yapılabilir. Tedavi süresi; hareketin kapsamına, kemik-diş eti durumuna ve hasta uyumuna bağlıdır. Eksik dişler veya protez planı varsa disiplinler arası planlama gerekebilir.
Şeffaf plak tedavisi, dijital olarak planlanan ve belirli aralıklarla değiştirilen çıkarılabilir plaklarla dişlerin kademeli hareket ettirilmesidir. Başarı için plakların önerilen süre boyunca düzenli kullanılması gerekir. Her ortodontik problem plakla çözülemeyebilir; uygunluk muayene, kayıtlar ve kapanış analiziyle belirlenir.
Sabah çene yorgunluğu, baş ağrısı, dişlerde aşınma veya çatlaklar, hassasiyet ve çene kaslarında ağrı diş sıkmayla ilişkili olabilir. Bazı kişiler gece sıkmanın farkında değildir. Bulgular başka durumlarla da karışabileceği için dişler, kaslar ve çene eklemi birlikte değerlendirilmelidir.
Gece plağı, diş sıkma veya gıcırdatmanın dişler üzerindeki etkisini azaltmak ve kuvvetleri daha dengeli dağıtmak için kişiye özel hazırlanan çıkarılabilir bir apareydir. Sıkma davranışını her zaman ortadan kaldırmaz; dişleri korumaya ve bazı belirtileri yönetmeye yardımcı olabilir. Düzenli kontrol ve uyum ayarı gerekir.
Uzun süreli ve yüksek kuvvetli sıkma; dişlerde aşınma, çatlak, dolgu veya kaplama kırığı, hassasiyet ve kas ağrısına neden olabilir. Etkiler kişiden kişiye değişir. Uyku, stres, kapanış ve bazı tıbbi durumlar birlikte değerlendirilebilir; tedavi yalnızca plakla sınırlı olmayabilir.
Ağrısız ve hareket kısıtlılığı oluşturmayan eklem sesi her zaman tedavi gerektirmez. Ancak ağrı, kilitlenme, ağız açmada azalma, çiğneme güçlüğü veya travma öyküsü varsa değerlendirme gerekir. Tedavi; bilgilendirme, alışkanlık düzenleme, egzersiz, plak veya gerektiğinde ilgili uzmanlıklarla iş birliğini içerebilir
Aramanızla eşleşen soru bulunamadı.